Haber Detayı
11 Mart 2020 - Çarşamba 14:48 Bu haber 2000 kez okundu
 
BAHÇE ZİRAAT ODASI BAŞKANI FATMA ŞAHİN RÖPORTAJI
Bahçe Ziraat Odası Başkanı Fatma Şahin ile Ziraatte kadının yerine dair bir söyleşi gerçekleştirdik. Erkek egemen bir coğrafyada kadın yönetici olmanın zorluklarını konuştuk.
OSMANİYE Haberi
BAHÇE ZİRAAT ODASI BAŞKANI FATMA ŞAHİN RÖPORTAJI

Fatma Şahin kimdir?
Fatma ŞAHİN, BAHÇE ilçesi Aşağı Kardere Köyünde 1985 yılında doğmuş ve  çiftçi bir ailenin ikinci çocuğudur. 4 kardeşiz. Ailem tarım ve hayvancılık işiyle meşguldü.  Tabi aile işletmeciliğinde nüfus önemlidir. Evin erkek çocuğu, en küçüğümüz olduğu için babamın yardımcısı olarak çobanlık , besi ahırında ve  tarlada ben vardım. Bu nedenle ben ortaöğretime kadar devam ettim 1997 yılında mezun oldum. 2001 yılına kadar ise çobanlık yaptım ve diğer 3 kardeşimin okumasına katkı sundum. Çobanlık yaparken lise eğitimimi açıktan tamamladım. Üniversite eğitimini hiçbir zaman düşünmedim eksikliğini asla hmiyorum. 

 

Neden?
Genelleme yapmak istemem, elbette eğitim önemli ama o kadar çok gördüm ki ! sadece diploma almış. Benim diplomaya ihtiyacım hiç olmadı çünkü her şey sevmekle başlıyor. Severseniz, işinizi, ülkenizi,  hedef ve vizyon varsa öğrenmemek mümkün mü? Sevgiliniz var mı? Diye sorsanız. Cevabım…  işim derim….Bir insanın öğrenmede sınırı yoktur eğer isterse ..Diploma ihtiyacı değil öğrenme ihtiyacı lazım.


Aileniz destek oluyor mu? 
Elbette ailem destekçimdir. Belki bir çok insanın hoşuna gitmeyecek ama ben babamın oğlu gibiyim. Bir çok alanda hala erkek gibi davranırım. Bir an kadın olduğumu unuturum mesela anneme ve babama minnettarım. Bizi böyle yetiştirdikleri için en büyük gücüm  ailem…

 

İlk ne zaman Ziraat odası başkanı olmaya karar verdiniz
2001 yılının son aylarında Ziraat Odasına geçici temizlik işçisi olarak alındım. Sonra tahsildar,sonra Genelsekreter  Vekili  ve sonrası  “2011 seçimlerinde aday oldum ve 3 dönem Yönetim Kurulu   görevimi “ icra etmekteyim.

 

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derler. Sizin erkek dünyasında destekçiniz oldu mu?
Eveeett..Günümüzün en güzel sorusu bu Erkek dünyası güçlü kadını sevmez. Tabi yasadığınız coğrafya çok önemli bu konuda. Benim en büyük destekçim vicdanım ve hayallerim. Çobanlık yaparken dağlarda, tarlalarda çapa yaparken ve besi ahırında çalışırken, kadının işi bu değil demeyenler, çok çalışkan kadın derler. Ama bir makamda iseniz eğer!  sözler değişir, bakış açısı değişir. Etek boyunuz, makyajınız, oturduğunuz insan, bindiğiniz araba ve arabalar tüm bunlara farklı bakılır. Her erkek bakımlı, güzel ve zeki kadınla oturmak ister ama oturamazlar ise ciğer Kurtludur.. Güçlü kadınları aciz erkekler sevmez. Bizim coğrafyanın en büyük sorunu dedikodu ve bunu da erkekler yapıyor. Ama yadırgamıyorum, Ben insanları seviyorum ve bu tip insanlar adına üzülüyorum yetiştirilme sorunu diyorum. Her şey empati ile başlar. Hiç bir erkek annesine, eşine ve kız kardeşine yapılmasını istemediği şeyleri bir başkasına yapmamalıdır… Destekçim Vicdanım…Şunu da hiç unutmamak gerekir hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. Ciddi bir emek var. Bunu görmemek sadece cinsiyet olarak değerlendirip “elinin hamuru ile..” yaklaşımları maalesef bazı erkeklerin acziyetinden başka bir şey değil. 


Sizce kadınların her kademede  temsil oranı yeterli mi?
Kadınların her kademe de  temsil oranı tabiî ki  yeterli değil. Kadının en yoğun temsil ettiği alan tarımdır. Ve yevmiyeli olarak! Genel Başkanımız  sayın Şemsi Bayraktar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, çalışan kadınların 4’te 1’inin tarımda olduğunu belirterek, çalışma hayatının her alanında yer alan kadınların, tarımda da sağladıkları katkılarla çok önemli roller üstlendiğini vurguladı.
“Tarımda çalışan kadınların yüzde 92,7’si
Sosyal güvenlik sistemine kayıtlı değil”
2019 yılı Kasım ayı itibarıyla tarımda çalışan 4 milyon 876 bin kişinin 2 milyon 116 binini, bir diğer ifadeyle yüzde 43,4’ünü kadınların oluşturduğunu belirten Genelbaşkanımız, tarımdaki kadınların sadece yüzde 0,19’nun işveren ve kendi nam ve hesabına yani kadın çiftçi olarak, yüzde 10,6’sının ise ücretli ve yevmiyeli olarak çalıştığını, büyük çoğunluğu olan yüzde 80,7’sinin ise ücretsiz aile işçisi, kalanının da ücretli veya yevmiyeli olarak hizmet verdiğini bildirdi.
Kadının temsil ettiği en ciddi alan tarım sektöründeki işçiliktir.
Ancak ülkemizdeki en büyük sorunlardan biri de bence şudur! Ben bu sorunun dile getirildiğini hiç duymadım. Ama sizin sayenizde ben belirteyim. Emekli olmuş çok fazla çalışan var bu kişilerin çoğunluğu evini almış, yazlık almış, arabasını almış, çocuklarını okutmuş evlendirmiş hatta çocuğuna da araba almış ve torunlarının geleceğini düşünenlerde tanırım. Oysa bu ülkede ne kadar genç işsiz var ve kadınlara sıra gelir mi sizce? Önce bu gibi sorunların çözülmesi gerekir.

Bahçe deyince aklınıza neler geliyor?
Bahçe deyince aklıma PARİS geliyor. İlçemi çok seviyorum  Bahçe bilindiği üzere tarihi bir değere  sahip ve bunu da çok iyi taşıyor. Bakıldığında küçük, nüfusu az ,tarım alanı sınırlı, işsizlik var ama sosyal, Temiz, Birlik  VE Beraberlik  ilkesi gelişmiş bir yer. Bahçe de kadın olmak çok güzel kadına her alanda yer verilir ötelenmez saygı duyulur. Bahçe de kadın erkek fark etmez işini iyi yapıyor mu ?  bitmiştir. Tekrar belirtiyorum, Bahçe gelişmiş bir sosyal ilçedir. Kadınlar siyasette sivil toplumda etkindir. Biz de görev yaptığımız kurumda, ilçemize her konuda;  tarımından, eğitimine, ormanına, yoluna, çocuğuna, kadınına ve gencine nasıl hizmet ederiz nasıl faydalı oluruz diye ciddi oranda çalışmaktayız. İnsan önce evini sevecek ve orayı cennet yapacak Bahçe benim evimdir. Bir çok ortamda buraya fazlasın neden burada yaşıyorsun? Sorusu almışımdır. Ama şöyle bir gerçek var bunu Bahçe’de bile duyuyorsunuz: “Emekli olunca İzmir’e yerleşmek istiyorum batıya gitmek istiyorum “  gibi sözler. Genel olarak bu isteğe her yerde rastlaya bilirsiniz. Ama kimse gitmek istediği yeri  yasadığı yere getirmek istemiyor. Bahçe benim için bir Paris’ten farksızdır.

 

 

Kaynak: Editör: Mustafa Düzenli
Yorumlar
Haber Yazılımı