Yazı Detayı
30 Temmuz 2018 - Pazartesi 15:56 Bu yazı 1134 kez okundu
 
BEDELLİ Mİ BEDELSİZ Mİ?
Mehmet Alkan
alkan@gazetesiz.biz
 
 

Erdoğan’ın, 29 Nisan’da “Bedelli gündemimizde yok, gündeme almak şehitlere saygısızlık olur”, 15 Haziran’da “Bedelli gündemimizde” açıklamalarının ardından 25 Temmuz’da bedelli askerlikle ilgili düzenleme Meclis’te kabul edildi.

Anayasaya göre; vatan hizmeti her Türk’ün hakkı ve ödevidir, bu hizmetin silahlı kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir. Buradaki ilginç nokta, Anayasa cinsiyet ayrımı yapmadığından, her Türk kavramına dâhil olan kadınların da askerlik yapması gerekmektedir, ben demiyorum Anayasa diyor ama bence de buna gerek yoktur.

Mevcut bedelli düzenlemesine gerekçe olarak yoklama kaçakları ve bakayaların sayısında önemli artışların olması gösterilmiştir. Bunun anlamı, askerlik çağı gelip geçtiği halde askere gitmek istemeyen ve mevzuata göre suç işleyen kişilerin bir ücret karşılığı affedilmesidir. Demek ki bir suçu çok sayıda kişi işlerse suç olmaktan çıkıyor, sorun olarak görülüyor ve para alarak affedilebiliyor. Nitekim geçmişte kaçak elektrik kullanmanın hırsızlık suçu olmaktan çıkarılması da çok kişinin bu suçu işleyerek hırsız damgası yemesine dayandırılmıştı. Yani vatandaş kanuna uymuyorsa kanunu vatandaşa uydur.

Her Türk asker doğar deyişine rağmen ortada bir sorun olduğu aşikâr. Bedelli sebep değil sadece bir sonuçtur oysa her konuda olduğu gibi biz sebepleri değil sonuçları tartışıyoruz.  Anayasanın hem hak, hem ödev dediği askerliği çoğu genç artık yapmak istemiyor, askerliği angarya ve işine engel olarak görüyor, çoğu kişi çocuğunu askere göndermek istemiyor. Siz istediğiniz kadar hamaset dolu cümleler kurun, meseleyi hemen her konuda olduğu gibi vatan hainliğine/vatanseverliğe vurun sonuç değişmez, bugün bizi Afrin’e götür diyenler ertesi gün ne oldu bedelli der, zorunlu askerliğin devri geçmiştir. Her konuda olduğu gibi askerlikte de önemli olan kantite değil kalitedir.

Meseleyi hamasetle vatan/millet çerçevesinde tartışmak yerine daha rasyonel açıdan ele almak gerekir. Silâhaltına alınan yükümlüler askerde ne yapıyor, askerliğe katkısı nedir, olmasalar ne olur? Bugün orduda subay ve astsubaylar dışında sayıları her geçen gün artan uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş/erler bulunuyor. Bunların istihdamının nedeni silahlı kuvvetlerde görevlerde devamlılığın sağlanması, profesyonelliğin artırılması ve uzman personel istihdamıdır. Yükümlü askerler birkaç kameranın rahatlıkla yapacağı nöbet tutma ve kendileri olmasa ihtiyaç duyulmayacak bazı hizmetleri yapma dışında artık askerliğe bir katkı sunamıyor.

Kısacası dünya döndükte değişir her şey buna paralel olarak askerlik de askerlikle ilgili düşüncelerde değişir. Zorunlu askerlik olmayınca ülkede de silahlı kuvvetlerde de bir şey eksilmez. Yapılması gereken zorunlu askerliğin tamamen kaldırılması veya kışlada kalma olmadan bir ay gibi kısa bir temel eğitimle sınırlandırılmasıdır. Devletin yükümlülerden profesyonel sonuç almasını beklemeye hakkı olmadığı gibi vatan sevgisini sırf askerlik yapmaya indirgeyerek bir kısım vatandaşlarını bedelli diye damgalamaya da hakkı yoktur. Çözüm profesyonel ordudur, zorunlu askerliğin kaldırılmasıdır. Esen kalın.

 
Etiketler: BEDELLİ, Mİ, BEDELSİZ, Mİ?,
Yorumlar
Haber Yazılımı