Yazı Detayı
17 Ocak 2019 - Perşembe 13:26 Bu yazı 2233 kez okundu
 
YEDİK Mİ?
Ali Yasir Çolak
aliyasircolakmba@gmail.com
 
 

Reklâmlarda, dizilerde , filmlerde oynayan insanların tatile nereye gittiklerini , kiminle yatıp kiminle kalktıklarını , kullandıkları lüks otomobillerin markalarını, yaşadıkları muhiti , akşam eğlenmeye gittikleri mekanı magazin programları vasıtasıyla bilmeyenimiz yoktur.

 

Bu lüks hayatı yaşayanlar sizce bu parayı nereden kazanıyor? Dizilerden , filmlerden , programlardan. Peki bu dizi , film , programlar bu insanların lüks içinde yaşamalarını nasıl sağlıyor ? Sponsorluklar, reklam bedelleri vs. Peki bu sponsorlar, reklam verenler sizce bu kadar parayı neden ödüyor bu programlara ? Kendi ürünlerini satmak için . Peki sizce reklamı yapılan ürünün fiyatının içerisinde bu lüks yaşamın bedeli yok mu ? Devlet vergilerinin artışlarından yakınıyoruz. Elektrik faturalarında kaçak kullanım bedeline yakınıyoruz . ÖTV’den , MTV ‘den , KDV'den yakınıyoruz . Haksız da sayılmayız bunların hiç birinde , bunlar başka bir yazı konusu ama neden bu reklam bedelinden yakınmıyoruz ?

 

Farkında mısınız diziler sezon sonuna erken girdi bu yıl. Sebebini biliyor musunuz ? Şirketler reklam gelirlerinde kısıtlamaya gittiler . Kötü mü oldu? Bana sorarsanız tabi ki hayır . Sonuçta toplumun ahlak yapısını yansıtmayan , farklı ve suni özentiler yaratan , zenginliğe , kaba kuvvete ve etik olmayan bir yığın saçma sapan harekete özendiren görüntülere maruz kalıyorduk . Yani harcama yapmazsanız dizi de seyredemiyorsunuz . Ekonomik kriz varsa ünlülerin de gelirleri azalıyor . Bu madalyonun bir yüzü . Diğer yüzünde ise bizim toplumsal yapımızın nelere yatkın olduğu neleri merak ettiğimiz , nelere ilgi gösterdiğimiz ve ne kalitede bir izleyici olduğumuzun resmi var . Bizler toplum olarak günlük yaşayan , çabuk unutan , geçmişi hatırlamayı sevmeyen insanlarız . Darbe girişimi oldu , ardından darbenin kitapları yazılmaya başlandı . Terör olayları arttı ve bu kez de askeri , polisiye , istihbarat içerikli dizler ve kitaplar piyasaya çıkmaya başladı . En hassas noktalarımızdan biri olan Atatürk ile ilgili olaylar yaşandı ve ardından Nutuk basımları çoğaldı , filmler çekildi. Hayat normale döndü ve aşk dizileri , aşk kitapları meydana çıktı . Demem o ki dönemine göre kapitalizm de girdiği kabın şeklini aldı .

 

Biz de bunu yedik .

 

Klişe lafları sevmem ama söylemek zorundayım. Biz bilime , sanata , felsefeye önem vermeyip , merak konusu haline getirmeyip günlük yaşamaya devam edersek kapitalizm dediğimiz lanet olgu da bize ince ince giydirmeye devam edecek . Madem reklâmcılık sektörü olmazsa olmazlarımızdan en azından bizi ileriye taşıyacak olgular ilgimizi çeksin ki biraz da gerçek sanatçılar zengin olsun yan sanayi sanatçılar değil . Biraz da gerçek gazeteciler zengin olsun , üçüncü sayfa gazetecileri değil . Biraz da gerçek müzisyenler zengin olsun, dört notayla mevsimlik şarkı yazanlar değil . Biraz da beyni güçlü düşünürler zengin olsun .Tek özelliği 90-60-90 beden olan kadınlar ve üçgen vücudu olan erkekler değil . Evlilik programları değil de kişisel gelişim programları izlesin ev hanımları . Kayıpları , cinayetleri , aşk ondörtgenlerini bırakın polisimiz ortaya çıkarsın . Vasıfsız insanların neler yaptığını gözetleyen magazin programları yerine dünyada iz bırakan insanların programları takip edilsin . Biz de plastik cerrahın bir burunu nasıl havaya kaldırdığı ile ilgili program yapılıyor . Onlar da ise obezite ile savaşan , OKB ile savaşan doktorların programları yapılıyor . Bizde evinin sadece 1 odasının koltuk takımını değiştiren sponsorlu programlar yapılıyor . Onlarda kişiye özel mimari yapılardan , çok farklı iç mimari eserlerden bahsedilen programlar yapılıyor .

Geçenlerde izledim , yerel bir kanalda Gül Ahmet Yiğit ve oğlu Bahadır Yiğit türkü programı yapıyor. (Bizim yöremizin ozanı olduğu için isim vermekten çekinmedim. ) Önce türkünün hikayesini anlatıyor Ozan Gül Ahmet ,ardından türkü söyleniyor . Başka bir ULUSAL kanalda ise “Hey Onbeşli” ağıdı ile göbek atılıyor . Hangisi doğru hangisi yanlış siz karar verin .

Haklısınız, biraz uzattım . Kısaca soruyorum öyleyse ;

Evrende , sırf bir şeyler tüketmek için yaşayan ve yaşadığı süre zarfında da tüketmesi gerekenlerin bedelini ödemek için çırpınan başka bir canlı türü var mıdır insandan başka acaba? Hem de üretmek gibi güzel bir eylem dururken...

 

 
Etiketler: YEDİK, Mİ?,
Yorumlar
Haber Yazılımı